PATATES

Ülkemizin hemen her ilinde yetiştirilen, önemli bir kısmı iç pazarda tüketilen, tohumuna para saydığımız, sanayi için önemli hammadde olan, besin değeri yüksek endüstri bitkisi:

 

FAO verilerine göre 2009 yılı itibariyle dünyada 18,6 milyon hektar alanda 314 milyon 140 bin 107 ton patates üretilmektedir. Dünya’da patates üretimi yapan ülkeler içinde ilk sırayı Çin almaktadır.

 

Türkiye, 4 milyon 397 bin 711 ton üretim ile dünya patates üretiminde 15’inci sırada yer almaktadır. Üretimin yoğun olarak yapıldığı iller sırasıyla; Niğde, Nevşehir, İzmir, Bolu ve Afyonkarahisar’dır.

 

Patates, dünyanın hemen her ülkesinde üretildiği için ithalat ve ihracata konu olmayan üründür. Türkiye’de üretilen patates iç pazarda tüketilirken, önemli miktarda patates tohumu ithal edilmektedir.

 

1999 yılında ithal edilen patates tohumları sebebiyle ülkemizde patates siğil hastalığı görülmeye başlanmıştır. Birçok bölgede ekim alanları karantinaya alınırken, tohum ithalatına son verilmesi istenmektedir.

 

Patates, orijini Türkiye olmayan nadir bitkilerden biridir. Yenidünya bitkisi olarak adlandırılan patates, Avrupa’ya ilk defa süs bitkisi olarak Güney Amerika’nın And Dağlarından gelmiştir. Ülkemize ise 150 yıl kadar önce Rusya ve Kafkaslar üzerinden doğu bölgelerimize, bir asır kadar önce de Avrupa üzerinden batı yörelerimize girdiği bilinmektedir. Bugün ise yurdumuzun hemen her yerinde yetiştirilebilmekle beraber özellikle Doğu ve Orta Anadolu Bölgelerimizde önemli durumdadır.

            Patates, tahıllardan sonra insan beslenmesinde önemli bir paya sahiptir. Ucuzluğu, birim alandan fazla verim sağlaması, besin değerinin yüksek oluşu, sindirim kolaylığı, çeşitli şekillerde kullanılması ve her çeşit iklimde yetiştiği için tüm dünya ülkeleri tarafından da yetiştirilmekte ve tüketilmektedir. Patates yumruları yüzde 20-30 civarında nişasta, yüzde 2 civarında protein, B1, B2 ve C vitaminleriyle bazı mineral maddeleri içermektedir. Bütün bu özellikleriyle insan beslenmesinde önemli bir gıda kaynağıdır.

 

Dünya üretiminde 15’inci sıradayız

 

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2009 yılı itibariyle dünyada 18,6 milyon hektar alanda 314 milyon 140 bin 107 ton patates üretilmektedir. Dünya’da patates üretimi yapan ülkeler içinde ilk sırayı Çin almaktadır. Çin, 57 milyon 059 bin 652 ton üretim ile dünya üretiminin 1/5’ini tek başına gerçekleştirmektedir. Bu ülkeyi sırasıyla; Hindistan, Rusya, Ukrayna, ABD, Almanya ve Polonya izlemektedir. Dünya patates üretiminde önde gelen bu 7 ülke dünya üretiminin yarısından fazlasını karşılamaktadır. Türkiye, dünya patates üretiminde 15’inci sırada yer almaktadır. Dünya patates verimi 1613 kg/da’dır. Ülkemizdeki patates verimi ise Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) rakamlarına göre 3078 kg/da olup, dünya ortalamasından yüksektir. Dünya patates tüketiminin önemli bir bölümü üretici ülkelerde tüketilmekte, ancak çok küçük bir bölümü uluslararası ticarete konu olmaktadır.

 

Hemen her ilde üretiliyor

 

Ülkemiz patates üretimine baktığımızda, hemen her ilde patates üretimi yapılmaktadır. 2009 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye’nin patates ekim alanı 1 milyon 428 bin 883 dekar olup, üretimi ise 4 milyon 397 bin 711 ton olarak gerçekleşmiştir. Üretimin yoğun olarak yapıldığı iller sırasıyla; Niğde, Nevşehir, İzmir, Bolu ve Afyonkarahisar’dır. Ülkemiz üretiminin yüzde 57,9’u bu illerimiz tarafından yapılmaktadır. Niğde 716 bin 849 ton üretimle ilk sırada yer alırken, Nevşehir 430 bin 650, İzmir 407 bin 247, Afyon 342 bin 459 ve Bolu 310 bin 542 ton üretim ile Niğde’yi izlemektedir.

 

Üretimin yüzde 68’i pazara arz ediliyor

 

Türkiye’de farklı çeşitlerde patates üretimi yapılmakla beraber en çok üretilen çeşitler; Marfana, Resy, Ausania, Concorde, Russent, BurBank, Granda, Cosmos, Agria ve Fianna’dır. Ülkemizde yuvarlak veya oval yumruları olan sarı etli çeşitler yaygın olup, Doğu Anadolu ve Karadeniz Bölgesi’nin bazı kesimlerinde ise beyaz etli çeşitler üretilmektedir. Türkiye’de patates üretiminin yüzde 13’ü tohumluk olarak ayrılmakta, yüzde 16’sı patates üreten işletmelerde aile içi tüketime tahsis edilmekte, yüzde 3’ü hayvan beslenmesinde kullanılmakta, kalan yüzde 68’i ise pazara arz edilmektedir. Ülkemizde patates işletmeleri daha çok küçük işletmeler niteliğindedir. Birkaç tane büyük işletme olmasına karşın, Niğde’de ortalama olarak kişi başına düşen patates ekim alanı 25-50 dekar arasındadır.

 

Patates tohumuna para sayıyoruz

 

Patates, dünyanın hemen her yerinde üretildiği için ihracat ve ithalata fazla konu olmayan bir üründür. Dünya patates ihracatı 2009 yılında 8 milyon ton civarında gerçekleşirken bu ihracatın toplam değeri ise 1,4 milyar dolar olarak kayıtlara geçmiştir. Dünya patates ticareti taze değil, işlenmiş patates şeklinde yapılmaktadır. Patates ihracat ve ithalatında önde gelen ülkeler; Hollanda, Fransa, Almanya, İtalya, Belçika ve ABD’dir.

Türkiye patates ihracatına baktığımızda yıllar itibariyle iniş ve çıkışlar yaşanmasına rağmen, en fazla ihraç ettiğimiz ürünler arasında patates ilk on ürün arasındadır. Patates ithalatımız genelde 4-5 milyon dolar seviyelerinde gerçekleşirken, 1999 yılında 11 milyon dolara, 2007 yılında ise 17 milyon dolara yükselmiştir. Bunun nedeni ise kontrolsüz bir şekilde ülkemize giren tohumluk patateslerin genetik yapısının bozularak düşük kaliteli patates üretimine neden olması gösterilmektedir. Türkiye’nin patates ve ürünleri ithalatı daha çok tohumluk patates ve patates nişastası şeklindedir. Taze patates ithalatımızın yüzde 75’ini tohumluk patates oluşturmaktadır ve ithalatın büyük bir kısmı Almanya’dan yapılmaktadır.

Ülkemiz taze patates ihraç edip, daha ziyade işlenmiş patates ürünleri ithal etmektedir. Patates işleyecek tesislerin yetersizliği nedeniyle işlenmiş patates ithal edildiğine vurgu yapılmaktadır. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre Türkiye 2009 yılında 35 bin 014 ton patates ihracatından 3 milyon 549 bin dolar gelir elde etmiştir.

 

Üretim bir önceki yılın fiyatına göre şekilleniyor

 

Patates, tarla ürünleri kapsamında destekleme alan üründür. İşlenmiş patates için teşvik primi verilirken, taze patates ihracatına teşvik verilmemektedir. Ayrıca son dönemlerde görülen patates siğili hastalığı önemli oranda ürün kaybına neden olmaktadır. Üreticilerin kayıp yaşamaması nedeniyle Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, patates siğili görülen alanlarda alternatif ürüne geçen çiftçilere alternatif ürün desteği vermektedir.

            Ülkemizde patates talebi arza göre yıl içerisinde durağandır. Belirli dönemlerde pazara arz edilen ürün, fiyatlarda o dönem için düşmelere yol açmakta; üretimin pazara arz edilmediği dönemlerde de var olan talebi karşılamayan arz sonucunda fiyatlar yükselmektedir. Bu duruma bağlı olarak da patates üretiminde dalgalanmalar meydana gelmektedir. Patateste üretici kararını diğer faktörler yanında en çok bir önceki dönem elde edilen hasılat etkilemektedir. Yani patateste üretim bir önceki dönem fiyatına göre şekillenmektedir.

 

Sağlık açısından faydaları

 

Dünya’nın hemen her ülkesinde üretilen ve çoğunlukla üretildiği ülkede tüketilen patatesin sağlık açısından birçok yararı bulunuyor. Beslenme uzmanları patatesin bol miktarda C ve B vitaminleri ile potasyum ve kalsiyum içerdiğini belirtiyor. Uzmanlar patatesin faydalarını şöyle sıralıyor: “Vücuda enerji verir, halsizliği ve yorgunluğu giderir. Kandaki şeker oranını düşüren patates, şeker hastaları için faydalıdır. Damar sertliğini giderir. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler. Kanı temizler. Kansere karşı koruyucudur. Bağırsak şişliğini ve basur ağrılarını azaltır. El ve ayak çatlaklarına iyi gelir. Bağırsak kurtlarını düşürmeye yardımcı olur. Böbreklere faydalıdır. Normal ve kuru ciltler için önemli bir üründür.”

 

En büyük sorun pazarlama

 

Tahıllardan sonra insan beslenmesinde önemli bir paya sahip olan patates; ucuzluğu, birim alandan fazla verim sağlaması, besin değerinin yüksek oluşu, sindirim kolaylığı, çeşitli şekillerde kullanılması ve her çeşit iklimde yetiştiği için bugün ülkemizde yetiştiriciliği yapılmakta ve halkımız tarafından tüketilmektedir. Patates üreticisinin fiyat dalgalanmalarından etkilenmemesi ve patates bitkisinin ülkemiz tarımında hak ettiği noktaya gelebilmesi için gerekli önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çekilmektedir. Patateste en büyük sorun olarak pazarlama gösterilmektedir. Bazı yıllarda üreticinin elinde patates kaldığına dikkat çekilerek, çeşitli teşviklerle stokların eritilmesi istenmektedir. Özellikle patates işleyen tesislerinin yetersizliğine vurgu yapılarak, tanıtım faaliyetlerinin artırılmasına işaret edilmektedir. Patates üretimi, ithalatı, ihracatı ile yaşanılan sorunları sektör temsilcileri ile konuştuk. İşte sektör temsilcilerinin dünya ve Türkiye’de patatesin son durumu ile ilgili görüşleri:

 

Nevşehir Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Tunç:

 

“Patates üretimi belli bir plan dâhilinde yapılmalıdır”

 

 

Türkiye’de patates en fazla Niğde ve Nevşehir’de üretiliyor. Bu iki il 4 milyon 397 bin 711 ton olan Türkiye üretiminin 1 milyon 147 bin 499 tonunu karşılıyor. Nevşehir Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Recep Tunç patatesi; patlıcangiller familyasından yumruları yenen otsu bitki türü olarak tanımlıyor. Patatesin; pirinç, mısır ve buğdaydan sonra insan beslenmesinde kullanılan temel tarım ürünü olduğunu belirten Tunç, Türkiye’nin her bölgesinde patates yetiştiriciliğinin yapıldığını söylüyor. Her bölgede yetişse de en kaliteli patatesin Nevşehir ve Niğde’de üretildiğini vurgulayan Tunç, yıllık 4 buçuk milyon ton üretimin verimli bir şekilde değerlendirilemediğinin altını çiziyor. Tunç, “Türkiye’de tarımsal üretimde belli bir plan yok. Üretici o yıl hangi ürün para ettiyse ertesi yıl o ürünü ekiyor. Patateste de aynı durum geçerli. Kendimize çeki düzen vermezsek, ne patates hak ettiği değeri görür, ne de üretici para kazanır” diyor.

 

Ekim alanı 2010 yılında yüzde 50 arttı

 

Türkiye’de yıllara göre patates ekim alanının daraldığını, üretimin ise 4-6 milyon arasında değiştiğini dile getiren Başkan Tunç, dekara verimin ise arttığını ifade ediyor. Ülkemizin patates üretiminde dünyada 15’inci sırada bulunmasına rağmen verimde dünya ortalamasının üzerinde olduğunu hatırlatan Tunç, yıllık 4 buçuk milyon ton üretimi yeterli bulduğunu açıklıyor. 2010 yılında patates ekim alanının yüzde 50 gibi yüksek bir oranda arttığını kaydeden Tunç, şöyle devam ediyor: “Patates ekim alanının artmasına paralel olarak üretimde artıyor. Sadece Nevşehir'de değil birçok bölgede patates ekimi geçtiğimiz yıl çok fazla arttı. 1999 yılında yaşadığımız sıkıntıları yeniden yaşayacağız. 2009 yılının son döneminde patates fiyatlarını gören birçok çiftçi patates ekme çabasına girdi. Şimdi fiyatlara baktığımızda patates çok düşük fiyatlardan satılıyor, üretici zarar ediyor. Pazarlama sıkıntısı nedeniyle birçok üreticinin elinde de ürün kaldı. Bunlar plansız üretim yapılmasından kaynaklanıyor.”

 

Patateste fiyatın artmasını kimse beklemesin

 

Ülkemizde üretilen patatesin 300 bin tonunun tohum, 100 bin tonunun hayvan yemi, 300 bin tonunun cipslik ve 3 milyon 800 bin tonunun da yemeklik olarak pazara sunulduğunu aktaran Recep Tunç, ihracatın artması gerektiğine vurgu yapıyor. “Tanıtım faaliyetlerine önem verilerek, yeni pazarlar bulunmalıdır” diyen Tunç, şuan Azerbaycan ve Gürcistan’a patates ihracatı yapıldığını dile getiriyor. 2009 yılında dünyayı etkisi altına alan ekonomik kriz nedeniyle sıkıntılı günler yaşadıklarını ifade eden Tunç, ihracat ile ilgili şunları söylüyor: “2009 yılı patates üreticileri açısından kötü geçti. Ekonomik kriz nedeniyle ihracat yaptığımız çoğu ülkeye ürün satamadık. Geçtiğimiz yıl ise sadece Azerbaycan ve Gürcistan’a 200 bin ton civarında ihracat yapıldı. Üreticilerin birçoğu ürününü fiyat artar düşüncesiyle depoda bekletiyor. Bu çok yanlış. İhracat şimdi iyi durumda. Üretici malını elinden çıkarmalıdır. Fiyatın artmasını kimse beklememelidir. Yoksa pazar kaybı yaşarız.”

 

AB ülkelerinden tohum ithal edilmemeli

 

Türkiye’deki patates işletme sayısını yeterli bulmadığını da belirten Tunç, 10 adet olan işletme sayısının artması gerektiğini vurguluyor. Ülkemizdeki patates potansiyelinin tam olarak değerlendirilemediğini ve işlenmiş patates ithal edildiğini anımsatan Tunç, işletme sayılarının artmasıyla ithalatın önleneceğine dikkat çekiyor. Son olarak, bölgede görülen patates siğil hastalığı hakkında görüşlerini dile getiren Tunç, sözlerini şöyle noktalıyor: “Hiç beklemediğimiz bu hastalıkla 2004 yılında tanıştık. İlimizde patates üretim merkezlerinde bazı araziler karantina uygulanarak üretime kapatıldı. Bu geçen süre içerisinde Tarım İl Müdürlüğümüz düzenli bir şekilde tahlil yaptırarak hastalığın bölgemizde ne ölçüde olduğunu saptamaya gayret etti. 6 yıllık süreç içerisinde patates siğili hastalığı bölgemizden gitti mi diye sorarsanız, bu mümkün değil. Belki 4-5 yıl sonra bu hastalıktan bölgemiz arınmış olacak. Hastalık ithal edilen tohumlar yüzünden ortaya çıktı. Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden tohum almayı durdurmak gerek. Mutlaka sertifika verilerek bu tohumların ithal edilmesi gereklidir. Tohum vasfı olmayan patateslerin ithal edilmesinden dolayı biz bu sorunu yaşadık. A,B,C firması diyemiyorum ama ithalatçı firmaların hastalıklı ürünü ülkemize sattığına eminim. Bütün bu gelişmelere rağmen ilimiz topraklarında üretilecek alternatif ürünün yine patates olduğunu söylemek istiyorum.”

 

Afyonkarahisar Sandıklı İlçesi Ziraat Odası Başkanı Süleyman Yıldız:

 

“İhracat iadesi desteği patatese her yıl verilmelidir”

 

 

Afyonkarahisar, patates üretiminde Türkiye’de ön sıralarda yer alıyor. 2009 yılında 342 bin 459 ton patates üretilen ilde en fazla üretim Sandıklı ilçesinde yapılıyor. Sandıklı Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Yıldız, patatesin önemini anlatarak konuşmasına başlıyor. Patatesin her çeşit iklimde yetiştiğini, birim alandan fazla verim sağlayan besin değeri yüksek bir ürün olduğunu belirten Yıldız, ucuz gıda maddesi olmasından dolayı tüketiminin de fazla olduğunu vurguluyor. Dünya’da patates ekim alanı ve üretiminin yıllara göre değişkenlik gösterdiğini, ancak üretimde fazla değişkenlik olmadığını dile getiren Yıldız, Türkiye’de de üretimin yıllara göre 4 buçuk milyon ton seviyesinde olduğunu açıklıyor. “Patatesin üretilmesinden çok nasıl değerlendirilmesi gerektiği önemlidir” diyen Yıldız, üreticilerin birçok sorunla karşı karşıya kaldığına dikkat çekiyor.

 

Depolamada büyük sıkıntı yaşanıyor

 

Üreticilerin sorunlarına çözüm bulmak amacıyla Patates Üreticileri Birliği kurduklarını ve birliğin başkanlığını da yürüttüğünü ifade eden Başkan Yıldız, üretimde yaşadıkları sıkıntıları ve çözüm önerilerini şöyle anlatıyor: “Tohumluk birim alandan elde edilen verimi artıran en önemli faktörler arasında yer almaktadır. Genel olarak tohumluğun verime etkisi yüzde 10-20 arasında değişmektedir. Bu bağlamda, ülkemizde patateste verimi etkileyen en önemli faktör tohumluktur. Patateste verimi veüretimi artırmak veya en azından aynı seviyede tutabilmek için her üç yılda bir tohumluğun değiştirilmesi ve virüsten ari tohumluk kullanılması gerekmektedir. Taze patates ithalatımızın yüzde 75’itohumluk patates olduğu dikkate alındığında ülke kaynaklarının heba edilmemesi bakımından sertifikalı tohumluk üretimi teşvik edilerek, tohumluk denetimleritekniğine uygun şekilde yapılmalıdır. Ülkemizde, Eylül-Ekim aylarında ürün miktarı zirveye ulaşmaktadır. Patates bünyesine yüzde 70-80 oranında su ihtiva etmesi nedeniyle özel koşullarda depolanmalıdır. Depo yetersizliği nedeniyle patateste stoklama söz konusu olmamakta, ürününbir an önce elden çıkarılması zorunlu hale gelmekte ve yüzde 20’ye yaklaşan rakamlarda kayıplar olmaktadır. Ayrıca, yetersiz depolama kapasitesi de pazarlama periyodunu kısaltarak ürün fiyatlarında üretici aleyhine sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle hem tohumluk hem de yemeklik ürünlerin sağlıklı ve yeterince depolanabilmesi için gerekli modern depolar oluşturulmalıdır. Ülkemizin patates ihracatında istikrarlı ve düzenli bir pazarı bulunmamaktadır. Artan patates üretiminin ihracata yöneltilmesinde teknik ve politik tedbirler alınmalıdır. Patateste hem kalite hem ürün kayıplarını önlemek hem de pazarda belli dönemlerde yığılmaları engelleyerek piyasaya daha uzun süre ürün sunmak açısından gıda sanayi entegrasyonunu sağlamak suretiyle, üretim ve işleme çeşitliliği sağlanmalıdır. Bu sayede meydana gelebilecek arz dalgalanmalarında canı yanan üretici sayısı azaltılabilir ve milli servetin heba olması önlenebilir.”

 

Patates ihracatı gündemden düşmemelidir

 

Geçtiğimiz yıl patates ekim alanının arttığını ve üretimin fazla olduğunu kaydeden Süleyman Yıldız, üretim fazlasının patates üreticilerini mağdur ettiğinin altını çiziyor. Her yıl mutlaka ihracat iadesi yardımı yapılması gerektiğini vurgulayan Yıldız, “Odamızın yapmış olduğu araştırma ve incelemeler neticesinde, ülkemizde patates ekiminin ihtiyaç fazlası olduğu durumlarda üreticilerimizin mağdur olduğu tespit edilmiştir. Üretilen patatesin tüketimi kadar ihracatı da yapılması gündemde olmalıdır. En son 2007 yılında Para-Kredi ve Koordinasyon Kurumu’nun Resmi Gazete’de yayınlanan ihraç edilen ürünlerin iadesinde patateste yer almıştı. Bu uygulamanın her yıl devam ettirilmesi görüşünde olan odamız, konu hakkında ilçemiz sivil toplum kuruluşlarıyla istişare toplantısı yaparak rapor hazırlamış ve ilgili bakanlığa iletmiştir. Patates üreticilerimize tüketim fazlası olan üretimin çeşitli yollarla tüketimi sağlanmalıdır. İhracat desteği de bu yollardan birisidir. Üreticilerimizin mağdur olmamaları açısından yapacağımız çalışmalar devam edecektir” diyerek açıklamasına son veriyor.

 

Niğde Patates Araştırma Enstitüsü Müdürü Hüseyin Onaran:

 

“Geliştirdiğimiz çeşitler ile tohumluk ithalatı sona erecek”

 

 

Türkiye, her yıl yurtdışından önemli miktarda patates tohumu ithal ediyor. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tohumculuk Daire Başkanlığı verilerine göre 2009 yılında yapılan 9 bin 590 ton tohumluk ithalatına karşılık 7 milyon 870 bin dolar para ödendi. İthal edilen tohumların döviz kaybının yanında patates ekim alanlarına zarar verdiği de göz önüne alınarak, “Ülkesel Tohumluk Patates Üretim Sistemi” projesi başlatıldı. Niğde’de bulunan Patates Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen projede önemli çalışmalara imza atıldı. Enstitü Müdürü Hüseyin Onaran, Türkiye’nin 4 buçuk milyon ton üretimle dünyanın önde gelen patates üreticisi ülkelerinden birisi olduğunu söylüyor. Dünya’nın önde gelen üreticilerinden olmamıza rağmen patates üretiminin ithal tohumluk ve çeşitlere bağlı olduğunu belirten Onaran, bu durumun ülkemizin her yıl önemli miktarda döviz kaybetmesine neden olduğunu vurguluyor. İthal tohumların ayrıca yabancı kaynaklı hastalıkların Türkiye’de yaygınlaşmasına neden olduğunu ve patates tarımının geleceğini tehdit ettiğini kaydeden Onaran, “Halen yıllık kullanılan tohumluk patatesin sadece yüzde 10’u sertifikalı tohumluktur. Sağlıklı tohumluk kullanımı, diğer tarla bitkilerine kıyasla patates üretiminde çok daha fazla önem taşımaktadır. Bu nedenle “Ülkesel Tohumluk Patates Üretim Sistemi”nin geliştirilmesi amaçlanmıştır” diyor.

 

Patates tohumluğunda dışa bağımlı olmayacağız

 

Projenin 2005-2009 yılları arasında 46 ay süreyle Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü’ne bağlı 8 araştırma enstitüsü ve 3 üniversitenin işbirliğinde yürütüldüğünü açıklayan Onaran, şöyle devam ediyor: “Tohumluk üretim bölgelerinin belirlenmesi amacıyla yapılan çalışmalarda; toplam 17 il tohumluk patates üretimine uygunluk açısından incelemeye alınmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda; Sivas, Kayseri, Erzurum, Eskişehir, Kahramanmaraş, Erzincan, Tokat illerinde tohumluk patates üretimine uygun yaklaşık 199 bin 400 hektar alan belirlenmiş ve bu alanların patates tohumluk alanı olduğuna dair TÜGEM tarafından ilgili illerin valiliklerine talimat gönderilmiştir. Ayrıca Niğde Çamardı, Adana Tufanbeyli gibi bazı özel alanların da tohumluk patates üretimi açısından önemli potansiyeli olduğu ve bu amaçla kullanılabileceği tespit edilmiştir. Tohumluk üretimlerinin belirlenen alanlarda yapılması ileride tohumluk sisteminin daha sağlıklı işlemesine ve ülke ihtiyacının yanında tohumluk ihracatının da gerçekleşmesini sağlayabilecektir. Proje kapsamında; Niğde Patates Araştırma Enstitüsü, Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü, Doğu Anadolu Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Ege Üniversitesi’nde doku kültürü laboratuvarları ve seralar kurulmuştur. Yapılan çalışmalarla dört kurumda temel tohumluk üretimi için pilot tesisler oluşturulmuş ve üretimlere başlanmıştır. Proje süresince dört kuruluşun laboratuvarları Doku Kültürü Yöntemi ile Tohumluk Patates Üretecek Kuruluş olarak yetkilendirilmiştir. Kurumlar mevcut alt yapıları ve yetişmiş elemanları ile firmaların talep etmesi halinde 1. yılsonunda ülkemiz ihtiyacı olan temel tohumluk materyalinin yüzde 10’unu, 4. yılsonunda da ithalat yoluyla getirilen tohumluğun tamamını karşılayabilecek duruma gelmiştir.Bu sayede, hem tohumluk üretimi konusunda yatırım yapan/yapacak özel sektör kuruluşlarına model oluşturulmuş hem de bazılarına eğitim verilmiştir. Bu sistemin geliştirilmesiyle ülkemizin patates tohumluluğunda dışa bağımlılığı sona erecektir.”

 

2013 yılında yerli çeşitler tescil ettirilecek

 

Hüseyin Onaran, proje ile patates çeşit ıslahı konusunda çok önemli gelişmeler yaşandığını ifade ediyor. Şuan gerekli temel çalışmaların tamamlandığını dile getiren Onaran, 2013 yılında ilk yerli patates çeşitlerinin tescile sunulacağını açıklıyor ve sözlerini şöyle bitiriyor: “Ülkemizde patates araştırmaları açısından merkez kuruluş olan Niğde Patates Araştırma Enstitüsü’nde patates ıslah altyapısı oluşturulmuştur. Ülkemize ait yerli çeşitlerin geliştirilmesi kapsamında yaklaşık 211 bin adet melez patates tohumu elde edilerek, Türkiye’ye özgü patates çeşit ıslah programları başlatılmış ve sürekliliği sağlanmıştır. Proje süresince yürütülen çalışmalar sonucunda, sorumlu kuruluşlar tarafından farklı melez kombinasyonlarına ait çeşitli kademelerde (1., 2., 3., 4. generasyon), çok sayıda yerli patates hatları elde edilmiştir. Bu hatlar içerisinden bazıları 2013 yılından itibaren ilk yerli ticari patates çeşitlerimiz olarak tescile sunulacaktır. Yerli çeşit tescil edildiği zaman programda çalışan veya programın yürütüldüğü yöreye uygun halkın benimseyebileceği ülkemize has isimler verilebilecektir. Proje insan kaynakları açısından da çok önemli çıktılar üretmiştir. Proje çalışmaları sırasında, üniversitelerde patates tohumluk sisteminin farklı disiplinlerinde (bitki sağlığı, yetiştirme teknikleri, doku kültürü ve biyoteknoloji, temel tohumluk üretim ve çoğaltımı, çeşit ıslahı) çok sayıda uzmanın yetişmesi sağlanmıştır. Sonuç olarak, proje kapsamında yürütülen çalışmalarla ülkemiz açısından büyük bir eksiklik olarak görülen “Ülkesel Patates Tohumluk Üretim Sistemi”nin geliştirilebilmesi için gerekli temel çalışmalar tamamlanmıştır.”

 

Nevşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Gök:

 

“Patates endüstri için önemli bir hammaddedir”

 

Bir endüstri bitkisi olan patates, daha çok iç pazarda tüketiliyor. Patateste tanıtım faaliyetlerine ağırlık verilerek, ihracatın artırılması gerektiğine işaret ediliyor. Nevşehir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Gök de bu görüşte. Gök, çiftçinin bilinçsiz uygulamaları ve devletin yanlış politikaları bitmediği sürece bunun gerçekleşemeyeceğini söylüyor. Yapılan tohumluk ithalatı nedeniyle toprakların zehirlendiğini hatırlatan Gök, karantina yüzünden patates ticareti yapan birçok şirketin iflas ettiğini belirtiyor. Genel anlamda tarım için devlet politikası oluşturulması gerektiğine işaret eden Gök, “Yıllardır arz-talep dengesi oluşturulamıyor. Bu sebeple fiyatlarda da belirsizlik yaşanıyor. Üretici bir yıl iyi para kazanıyor, diğer yıl kazandığını heba ediyor. Biz planlı üretim yapmadığımız sürece, ne ihracat yapabiliriz, ne de iç pazarda tüketimi artırabiliriz” şeklinde konuşuyor.

 

Tarım sektörü için çok önemli bir ürün

 

Patatesin tarım sektörü için çok önemli bir ürün olduğunu belirten Başkan Gök, patatesten yüksek verim ve üstün kaliteli ürün alan çiftçilerin bitkisel üretimin tüm dallarında başarılı olduklarını kaydediyor. “Patates önemli bir endüstri bitkisi olduğu gibi aynı zamanda çok faydalı bir çapa bitkisidir. Çapa bitkilerinin gerek toprağın işlenmesi gerekse yabancı ot mücadelesi bakımından önemi son derece büyüktür. Patates bitkisi çok önemli bir ekim nöbeti bitkisidir. Gerek tahıllar ve baklagiller, gerekse diğer endüstri bitkileri ve yem bitkileri ile son derece uyumlu bir ekim nöbeti sağlanmaktadır. Patates bitkisinin toprak üstü aksamı hayvan altlığı olarak değerlendirilebilir” diyen Gök, Nevşehir, Niğde, Ödemiş ve Adana gibi illerde ekim alanının azaldığını, Kayseri, Sivas ve Konya’da ise yeni ekim alanlarının keşfedildiğini aktarıyor. Son yıllarda sanayilik patates üretiminde artış yaşandığını vurgulayan Gök, teknolojik gelişmelerin üretimde kullanılmasının bunda etkili olduğunun altını çiziyor.

 

Patates işleme tesisleri artıyor

 

Yumrularında nişasta halinde karbonhidrat, protein, vitaminler ve demir gibi önemli besin maddelerini içeren patatesin, doğrudan mutfaklarda tüketildiği gibi, işlenerek değişik şekillerde de (cips, parmak patates vs.) tüketildiğini aktaran Tuncer Gök, şöyle devam ediyor: “Ekmek ununa yüzde 3-5 oranında patates unu karıştırıldığında, ekmeklerin lezzeti artmakta ve bayatlama gecikmektedir. Yüksek oranda nişasta içeren çeşitler endüstride hammadde (nişasta, alkol, vs.) olarak ve bir kısmı da hayvan yemi olarak değerlendirilmektedir. Patates nişastası, salam ve sosis yapımında oldukça yaygın kullanılmaktadır. Patates ülkemizde sofralık olarak kullanılır. Ancak son yıllarda gerek fastfood gerekse restoranlar da dondurulmuş, yarı pişmiş parmak patates tüketimi artmaktadır. Pazar artışına göre yatırımcı da gerekli tesisleri kurmaktadır. Ayrıca marketlerde satılan yaprak cips tüketimi de artmaktadır. Türkiye’de bu husustaki tesisler yeterli değildir, fakat ek tesislerin yapımına başlanmıştır. Bu tüketim kollarına gereken kalitede hammadde olan patates yetiştirme bilinci ve alt yapısı oluşturulması halinde tüm sorunlar ortadan kalkacaktır.”

 

Girdi maliyetleri düşürülmelidir

 

Tuncer Gök, patates ihracatımızın yeterli olmadığını, tohumluk ithalatına ise en kısa zamanda son verilmesi gerektiğini ifade ediyor. Sertifikalı tohum kullanımının artması için yoğun çalışmalar yapıldığını, ancak birçok üreticinin kullanmadığına işaret eden Gök, toprakların büyük zarar gördüğünü dile getiriyor. Gök, açıklamasını şu sözlerle noktalıyor: “Patateste sorun çok, ama çözüm yolları çok basittir. Fiyatın bir yıl artıp diğer yıl düşmesi, planlı ekim ile önlenir. Sertifikalı tohum kullanılarak, kaliteli üretim yapılır. Tanıtım faaliyetleri ile de ihracatta artış sağlanır. Tabi, her şey üreticide bitmiyor. Desteklemelere baktığımızda patatesi somut hiçbir destek verilmediğini görüyoruz. Var görünen destekler de ağır işleyen bürokrasi nedeniyle çor zor alınıyor ya da hiç alınamıyor. Patatese direkt destek verilsin demiyorum, ama girdi maliyetleri düşürülmelidir. En pratik destekleme ucuz mazot ve KDV’siz gübredir. Şartlar üretici lehine olduktan sonra Türkiye, patates potansiyelini çok iyi değerlendirecektir.”

 

Dünya patates üretimi

 

Ülkeler                       Üretim (ton)

 

Çin                              57.059.652

Hindistan                    34.462.500

Rusya                         28.874.230

Ukrayna                      19.545.400

ABD                           18.721.660

Almanya                     11.369.000

Polonya                      10.462.100

Beyaz Rusya              8.748.630

Hollanda                     6.922.700

Fransa                         6.808.210

Bangladeş                   6.648.000

İngiltere                      5.999.000

İran                             5.500.000

Kanada                       4.724.460

Türkiye                       4.397.711

 

Dünya (toplam)         314.140.107

 

Kaynak: FAO

 

-----------------------------------------------------------

 

Türkiye’de yıllara göre patates ekiliş, üretim ve verimi

 

Yıllar              Ekilen alan (dekar)   Üretim (ton)   Verim (kg)

 

1988                1.960.000                   4.350.000        2.219

1990                1.920.000                   4.300.000        2.240

1995                2.000.000                   4.750.000        2.375

1999                2.200.000                   6.000.000        2.727

2000                2.050.000                   5.370.000        2.620

2005                1.528.000                   4.060.000        2.657

2006                1.579.084                   4.366.180        2.765

2007                1.525.975                   4.227.726        2.765

2008                1.478.883                   4.196.522        2.838

2009                1.428.738                   4.397.711        3.078

 

-----------------------------------------------------------

 

Başlıca patates üretimi yapan illerimiz

 

İller                 Üretim (ton)

 

Niğde              716.849

Nevşehir         430.650

İzmir               407.247

Afyon             342.459

Bolu                310.542

 

Kaynak: TÜİK

 

----------------------------------------------------

 

Türkiye’de yıllara göre patates tohumu ithalatı

 

Yıllar              Miktar (ton)              Parasal değer (dolar)

 

2002                14.147                        6.826.000

2003                7.570                          5.555.000

2004                8.580                          6.971.000

2005                9.712                          6.728.000

2006                17.893                        12.607.000

2007                17.606                        17.141.000

2008                12.845                        13.650.000

2009                9.590                          7.870.000

 

Kaynak: Tohumculuk Daire Başkanlığı

 

--------------------------------------------------------

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !