Embed

Ayçiçeği üretimi azalıyor bitkisel yağ ihtiyacı artıyor

FATURA 3 MİLYAR DOLARA DAYANDI

 

Bitkisel yağ sektörü, son yirmi yıl içerisinde Dünya’da ve Türkiye’de büyük ivme kazandı. 2008 yılı verilerine göre dünya toplam yağlı tohumlar üretimi 392 milyon ton olarak gerçekleşti. Ayçiçeği yaklaşık 30 milyon ve yüzde 7,8 payla 4. sırada yer aldı. Dünya ayçiçeği üretiminde; Rusya, Ukrayna, AB, Hindistan, Arjantin, Çin ve ABD en yüksek paya sahip ülkeler.

Türkiye’de ekimi yapılan yağ bitkileri arasında ise birinci sırayı ayçiçeği almaktadır. Ülkemizin bitkisel yağ tüketiminde ayçiçeği yağının yüzde 70’lik bir payı vardır. Türkiye’de yıllara göre değişmekle beraber yaklaşık 550-600 bin hektar alanda ayçiçeği ekimi yapılmaktadır. Buna göre ayçiçeği ekiliş alanlarının %73’ü Trakya-Marmara, %13’ü İç Anadolu, %10’u Karadeniz, %3’ü Ege ve %1’i Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’ndedir.

Türkiye’nin bitkisel yağ ihtiyacı, nüfus artışına ve kişi başına tüketilen yağ oranının yükselmesine paralel olarak artıyor. Bu artış Türkiye’de diğer birçok ülkeden daha yüksek oranlarda seyrediyor. Türkiye’nin yıllık yağ tüketimi yaklaşık 900 bin ton. Bunun 10 bin tonunu yayvansal yağlar, 890 bin tonunu da bitkisel yağlar oluşturuyor. Bitkisel yağlar içerisinde ayçiçeği 650 bin ton ile en yüksek paya sahip. 2009 yılında ülkemizin ayçiçeği üretimi 900 bin ton olarak tahmin ediliyor. Bu üretimden yaklaşık 360 bin ton yağ elde edileceği düşünülürse, üretimin tüketimi karşılamadığı görülmektedir. Nitekim, Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği verilerine göre Türkiye 2008 yılında 411 bin 575 ton ham ayçiçeği yağı, 456 bin 096 ayçiçeği tohumu ve 204 bin ton ayçiçeği tohumu küspesi ithal etti. Bulgaristan, Ukrayna ve Arjantin’den yapılan yağlı tohum ve türevleri ithalatı için 3 milyar dolar ödendi.

 

Türkiye Ayçiçeğinde Net İthalatçı

 

Türkiye, ayçiçeği üretiminde kendine yeterli olamadığı için bu üründe net ithalatçı. Toplam 3 milyar dolarlık bitkisel yağ ithalatının üçte birini ayçiçeği oluşturuyor. Bitkisel yağ açığı nedeniyle Türkiye için ayçiçeği üretiminin çok büyük önem taşıdığı vurgulansa da, bu önem yeterince kavranamadığı için ayçiçeği üretiminin artırılması bir yana uygulanan yanlış politikalar sonucu her yıl biraz daha gerilediği belirtiliyor. Üreticiler, ayçiçeği üretiminin yerine ithalatının açıkça teşvik edildiğini savunuyor.

 

Ayçiçeği Ekim Alanları Daralıyor

 

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın 2010 yılı ayçiçeği destekleme primini 23 Kuruş olarak belirlerken, ayçiçeğinden çok daha kalitesiz olan aspir için 30 Kuruş destekleme primi açıklamasının üreticiyi ayçiçeği yerine aspire yönlendireceği şeklinde değerlendiriliyor. Ayçiçeğine alternatif diğer bir yağlı tohum ise kanola. Adı biyoyakıtla birlikte anılan kanola, soya ve ayçiçeğinden sonra dünyada en fazla üretilen yağlı tohum. Kanola ile ayçiçeği arasındaki prim farkı, ayçiçeği üretiminin büyük bir kısmını karşılayan Trakya Bölgesi’nde çiftçilerin kanolaya yönelmesine neden oluyor. Birçok ziraat mühendisi ise bu duruma tepkili. Bunlar, özellikle Trakya’da ayçiçeği ekim alanlarının daha çok biyodizel üretiminde kullanılan kanolaya feda edilmemesi görüşünde birleşiyor.

 

İthalatta Yeni Uygulama: Tarife Kontenjanı

 

Bu kadar yüksek oranda ithalata konu olan ve üretimi azalan ayçiçeğinde uygulanan dış politikanın büyük önem taşıdığı ifade ediliyor. Ayçiçeğinde ithalatın kontrollü bir şekilde yapılması için ilk olarak “referans fiyat” uygulaması denendi. Sonra bunun yerine “ithalatta gözetim” uygulamasına geçildi. Son olarak da, Bakanlar Kurulu kararı ile “tarife kontenjanı” uygulaması başladı. Karara göre, 1 Ocak 2010 ile 30 Haziran 2010 tarihleri arasında ayçiçeği tohumu ve ayçiçeği unu ithalatında yüzde 5, ham ayçiçeği yağı ithalatında ise yüzde 17 gümrük vergisi uygulanması öngörülüyor. Bu tarihler arasında tarife kontenjanı çerçevesinde ithalat yapanlar, ayçiçeği tohumunda ve unda yüzde 22, ham ayçiçeği yağında ise yüzde 19 daha az vergi ödeyecek. Tarife kontenjanından yararlanmak için satın alınan ürün kadar değil, satın alınan ürünün 15 Aralık 2009’a kadar işlenen miktarı kadar ithalat yapabilme şartı konuldu.

Tarife kontenjanı uygulamasıyla ayçiçeği yağı ithalatına yeterli denetim ve koruma getirileceği düşünülüyor. Son yıllarda ithal edilen ayçiçeği unu içerisinde yüzde 38-39 oranında yağ bulunduğu belirtilirken, ayçiçeği unu adı altında ham yağ getirildiği vurgulanıyor. Ayçiçeği ununun yanında yüzde 9 yağ içeren küspe ithal ediliyor. Yem sanayicilerine göre, kullandıkları küspenin sadece yüzde 2’sinin yağ içermesi gerekiyor. Dışarıdan ham yağ bu kadar kolay gelince, içeride ayçiçeği üretimini artırmanın mümkün olmadığı kaydediliyor. Tarife kontenjanı ile birlikte kaçak ayçiçeği yağının ülkemize girmesinin önlenmesi bekleniyor.

 

Karadeniz Birlik Yağ Üretimini Durdurdu

 

Ayçiçeği ülkemiz insanının beslenmesinin yanında ekonomik açıdan da oldukça önemli bir yere sahip. Ayçiçeği tohumları yüzde 40-50 oranında yağ içeriyor. Ayçiçeği küspesinin içerdiği yüzde 30-40 oranındaki protein yem olarak hayvan beslemesinde kullanılıyor. Yemeklik dışındaki yağlar, sabun ve boya sanayinde değerlendiriliyor. Sapı yakacak olarak kullanılan ayçiçeğinin, sapların yakılmasından sonra oluşan kül yüzde 36-40 potasyum içerdiğinden gübre olarak kullanılıyor. Ayrıca ayçiçeği tohumu çerezlik olarak da tüketiliyor.

Hem beslenme hem de ekonomik açıdan ayçiçeğinin önemi tartışılmazken, Karadeniz Birlik yeterli üretim yapılmadığı gerekçesiyle ayçiçeği yağ fabrikasını kapattı. 2008 yılında kapatılan ve çalışanları işten çıkarılan Karadeniz Birlik Doğan Erbil Yağ Fabrikası, 5 Milyon TL’ye satıldı. Yaklaşık 2 yıl kapalı tutulan ve geçtiğimiz ay satılan fabrikanın ayçiçeği yağı üretimi yapmayacağı öğrenildi.  

Ülkemizde ekimi yapılan ayçiçeği üretim miktarı tüketimi karşılamıyor ve ayçiçeği yağı ithalatında dünyanın sayılı ülkeleri arasında yer alıyoruz. Peki, Türkiye ayçiçeğinde neden kendine yetecek kadar üretim yapamıyor? İşte sektör temsilcilerinin konu ile ilgili görüşleri:

 

Trakya Birlik’ten Üretimi Arttıracak Proje

 

Türkiye ayçiçeği üretiminin yüzde 73’ünün yapıldığı Trakya-Marmara Bölgesi’nde en önemli kuruluş hiç şüphesiz Trakya Birlik. Çiftçinin ürettiği ayçiçeğinin hemen hemen tamamını alıp işleyen birlik, ayçiçeği üretimini artırmak amacıyla da projeler hazırlıyor. Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Rafet Sezen, ayçiçeği üretiminin Türkiye’de yeterli olmadığını düşünüyor. Türkiye’nin 650 bin ton ham ayçiçeği yağına ihtiyacı olduğunu belirten Sezen, bunun 350 bin tonunun yerli üretimden karşılandığını, geriye kalan kısmının ithal edildiğini söyledi. 2009 yılında Trakya’da ayçiçeği üretim alanlarında yüzde 5 oranında daralma yaşandığını vurgulayan Sezen, ayçiçeği yerine kanola ekimi yapıldığını açıkladı. “Buğday ve kanola üretiminin cazip hale gelmesi ayçiçeği üretimini olumsuz etkiliyor” diyen Sezen, “Ayçiçeği üretim alanları artmadığına göre, üretimin artması için mevcut alanlardan daha yüksek verim elde edilmesi gerekiyor. Bunun için de yeni bir ayçiçeği çeşidi olan yüksek oleikli ayçiçeği yağı üretimini artırmayı hedefliyoruz. Amerika ve Fransa başta olmak üzere birçok ülkede yaygın olarak üretilen oleik yağ oranı yüksek ayçiçeği çeşidinin ülkemizde yaygınlaşması için çiftçilere ekim yaptırıyoruz. Yüksek oleik yağ içeren ayçiçeği üretimi yapan çiftçilerden bu ürünleri diğer üründen farklı fiyata alıyoruz. Üretici, daha çok para kazanıyor.” dedi.

 

Verilen Destekler Üreticileri Memnun Etmiyor

 

Trakya Birlik, geçtiğimiz sezon yağlık ayçiçeği alım kampanyasında 0,70 TLKg olarak belirlenen avans fiyatla ortaklarından ham yağ oranına, normal alım esaslarına ve high oleik olmasına göre toplam 340 bin 487 ton ayçiçeği mubayaası yaptı. 238 milyon 340 bin lira tutarındaki ayçiçeği bedellerinin tamamını üreticilere ödeyen birlik, bu sezon ayçiçeği kesin alım fiyatını 0,75 TLKg olarak belirledi. Rafet Sezen, üreticiye verdikleri avans fiyatın yeterli olmadığı da sözlerine ekliyor. 2010 yılı tarımsal desteklemeleri içerisinde ayçiçeğine verilen 0,230 TL’lik desteğin üreticileri memnun etmediğini dile getiren Sezen, üreticilerin fark beklediğini, verilecek farka göre ayçiçeği üretiminde artış veya azalış yaşanacağını kaydetti.

Tarife kontenjanı uygulaması hakkında da açıklama yapan Rafet Sezen, tarife kontenjanı uygulamasına “işleme” şartının getirilmesinin kendilerini olumsuz yönde etkileyeceğine işaret etti. Sezen, “Birlik olarak elimizde kalan 82 bin tonluk ayçiçeği tohumunun tarife kontenjanı kapsamına alınması için çalışıyoruz. Sanayi ve Ticaret Bakanımız ile görüştük. Bu konuda bize destek olacaklarını söyledi. İthalat Genel Müdürlüğü’nün de başvuru miktarı 650 bin tonun altında kalırsa bize bu hakkı tanıma sözü var. Biz bu talebi kendi kişisel çıkarımız için değil, ayçiçeği üreticisi ve ürünün geleceği için talep ediyoruz” diyerek, “Üretici bizden fark bekliyor. Bu farkı vermemiz için tarife kontenjanı konusunun netleşmesini bekliyoruz. Bu farkı veremezsek, üretici ayçiçeği yerine buğdaya yönelir, ithalat çok daha fazla olur.” ifadelerini kullandı.

 

Bitkisel Yağ Sektörünün Geleceği Tehdit Altında

 

Bitkisel Yağ Sanayicileri Derneği Başkanı Edip Uğur, 2008 yılında ülkemizde 412 bin ton ham ayçiçeği yağı ithal edildiğini söyledi. Bitkisel yağ ihtiyacının üçte birinin yerli üretimle, kalan kısmının ithalatla karşılandığını belirten Uğur,  yağlı tohum üretimindeki yetersizliğin sektörün geleceğini tehdit ettiğini ifade etti. Türkiye’de yıllardır yağlı tohumların ikinci plana atıldığını, tahıl ürünlerinin ön planda tutulduğunu vurgulayan Uğur, “Korumalarda ve devlet desteğinde yağlı tohumlar ihmal edilmiştir. Bütün bunların sonucunda yağlı tohum ve türevleri konusunda ülkemiz net ithalatçı duruma düşmüştür.” dedi.

Bütün tarım ürünlerinin tek bakanlık çatısı altında toplanması gerektiğine dikkat çeken Uğur, yağlı tohumların gerçek manada sahip ve sorumlusunun olmadığını, pazarlama ile değerlendirmenin başka bakanlığın bünyesinde bulunduğunu açıkladı. Bu açıdan sorunlarının her zaman sürüncemede kaldığını dile getiren Uğur, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı’nın tüm tarım ürünlerinin tek sahibi ve sorumlu olması gerektiğini aktardı.

 

Ayçiçeği Yerine Kanola Ekilmemeli

 

Üretimin artırılması yönünde son yıllarda uygulanan destekleme primlerinin yetersiz olduğunu da belirten Uğur, “Üretim artışı hedeflenirken bu artış ürünler arası kaydırmayla yapılmamalıdır. Tüm yağlı tohumlu bitkilerin üretimi artırılmalıdır. Son birkaç yıl içerisinde kanola üretimi hızlı bir şekilde artmakta ancak bu artış yeni üretim alanlarında değil, daha çok ayçiçeği ekim alanlarına kanola ekimi şeklinde olmaktadır. Stratejik ürün haline gelen yağlı tohumlu bitkilerin ekim alanlarına kısa vadede yeni alanlar ilave edilmelidir. Yağlı tohumlara destek, parite ve piyasa şartları dikkate alınarak belirlenmelidir. Ülkemizin birçok bölgesi yağlı tohum bitkileri üretim potansiyeline sahip olduğu halde, insan beslenmesinde temel bir madde olan bitkisel yağ sektörü dışa bağımlı bırakılmıştır. Üretim alanlarını artmalı, daha fazla ve kaliteli yağ tüketimi sağlanmalıdır. Ülkemizi yağ konusunda dışa bağımlılıktan kurtarılmalıdır.” diye konuştu.

 

Ayçiçeği En Önemli Yağ Bitkisi

 

Çiftçinin ürettiği ayçiçeğini alan ve işleyen Trakya Birlik ile sanayiciler, devlet desteklerinin yetersizliğinden yakınıyor ve üretimin bu bağlamda artmadığını vurguluyor. Peki, üreticiler ne düşünüyor? Üreticiler adına görüştüğümüz Tekirdağ Ziraat Odası Başkanı Şerif Baykut, ayçiçeği üretimini Türkiye’nin olmazsa olmazı olarak değerlendiriyor. Ayçiçeğinin en önemli yağ bitkisi olduğunu belirten Baykut, gerekli desteklemelerin yapılması halinde ayçiçeği üretimini ikiye katlayabileceklerini söylüyor. Geçen yıl Türkiye’de 900 bin ton civarında ayçiçeği üretimi yapıldığını, bunun 600-650 bin tonunun Trakya’da üretildiğini aktaran Baykut, 1989 yılında 1 milyon 200 bin ton ayçiçeği üretimi yaptıklarını, bu üretim rakamını günümüzde de yakalamanın çok zor olmadığını kaydediyor. Türkiye’nin bitkisel yağ ihtiyacını karşılayabilmesi için üretim girdilerinin düşürülmesi gerektiğine işaret eden Baykut, “Maliyetler o kadar fazla ki, bizde 3,00 TL olan mazot diğer ülkelerde 1,50 TL. Ayçiçeğine verilen desteğe bakıyorsunuz, üretmek açısından cazip değil. Durum böyle olunca çiftçi ayçiçeğini yerine başka ürünleri tercih ediyor” diyor.

 

Tarife Kontenjanı Üreticinin İdam Fermanı

 

Başkan Baykut, tarife kontenjanı uygulamasını ayçiçeği üreticisinin idamı olarak görüyor. Türkiye’de üretilen ayçiçeğinin yüzde 50’lik kısmını alıp işleyen Trakya Birlik’in tarife kontenjanı uygulaması ile zora girdiğine dikkat çeken Baykut, tarife kontenjanı içinde yer alan işleme şartının kaldırılmaması halinde birliğin ayçiçeği alımını düşüreceğini ve bununda direkt olarak üreticiyi etkileyeceğini belirtti. “Çiftçi ayçiçeği ekecekse öncelikle o üründen para kazanması gerekir” diyen Baykut, “Hububat ve ayçiçeği arasındaki fiyat paritesi 1’e 2,5 olmalıdır. Yani buğday 1 TL ise ayçiçeği 2,5 TL olmalı. Sulanabilir alanlar arttırılmalıdır, çünkü yağlık ayçiçeğinde tek bir sulama ile verim yüzde 50 artmaktadır. Ancak Trakya’da sulanabilir arazi miktarı sadece yüzde 15 seviyelerindedir. Üretimin artması için bu alanlar mutlaka yüzde 60 seviyesine ulaştırılmalıdır” şeklinde konuştu.

 

Ayçiçeğinin Önemini Herkes Anlamalı

 

 Dünya’da artık yağ oranı yüksek ayçiçeği çeşitleri ekildiğinin altını çizen Baykut, ülkemizde hastalıklara özellikle orobanja dayanıklı ve yağ oranı yüksek ayçiçeği ekiminin teşvik edilmesi gerektiğini açıkladı. 2010 yılında yağ oranı yüzde 36’nın altında kalan ayçiçeğinin satın alınmayacağını dile getiren Baykut, böylelikle çiftçinin yüksek verimli ve yağ oranı yüksek tohumları ekmesinin teşvik edileceğini kaydetti. Bütün sanayicilerin yağ oranına göre alım yapmaları halinde aynı verimden daha çok yağ elde edileceğine işaret eden Baykut, sözlerini şöyle noktaladı: “Dünya’nın en büyük ayçiçeği üreticisi olan ABD, Arjantin ve AB ülkelerinde üretilen ayçiçeklerinin neredeyse tamamı heig oleik, yani zeytinyağı kalitesine yakın yağ içeren ayçiçeğidir. Bu olayı çiftçimize çok iyi anlatıp, bölgesel ekime geçmek zorundayız. Ülkemizin bitkisel yağa ihtiyacı var. Yağ bitkisi ekmek ve ektirmek için elimizden ne geliyorsa yapmamız gerekir. Bu; ayçiçeği, kanola, aspir veya pamuk olur, önemli değil. Devletimiz başta olmak üzere sanayici, üretici, tüketici bu tür bitkilerin stratejik bir bitki olduğunu, ülkemiz için hayati önem taşıdığını hiçbir zaman unutmamalıdır.”

 

 

 

Dünya Yağlı Ayçiçek Tohumu Üretimi (milyon ton)

 

2002                24

2003                27

2004                25

2005                30

2006                30

2007                30.2

2008                33

 

 

Dünya Ayçiçek Yağı Üretimi (milyon ton)

 

2002                8.1

2003                9.1

2004                8.9

2005                10.3

2006                10.8

2007                9.8

2008                12

 

 

Türkiye Ayçiçek Tohumu Üretimi (bin ton)

 

2002                830

2003                660

2004                760

2005                930

2006                950

2007                700

2008                900

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!